26 Eylül 2012 Çarşamba

Şehit resimleri




       Malum bugünlerde kanıksamaya başladığımız bir olayda şehit cenazeleri. Kâh karakol baskınları, kâh yola döşenen patlayıcılar, kâh bombalı araçlar veya arazi arama taramada çıkan çatışmalar. Evet, dikkat ediyorum da maalesef bu olaylar sıradanlaşmaya başladı, bu olayların niye devamlı gerçekleştiği ve niye artık sıradanlaştığı ayrı bir yazı konusu, onu ayrıca başka bir yazıda ele almak istiyorum. Bu yazıda ele almak istediğim şey ise şehitlerin resimleri. Evet, şehit resimleri. Ne alaka diyebilirsiniz. Geçenlerde bir akşam yine televizyonda bir şehit cenazesine bakarken ve bizim bıktığımız ama devlet erkânının tekrarlamaktan bıkmadığı terörle mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir laflarını dinlerken gözüm şehidin resmine takıldı. Aslında mesele şehit kardeşlerimizle alakalı bir mesele değil, askerliğini yapan herkes için durum aynı. Resimlerde görülen şey sıcaktan veya soğuktan yanmış kavruk suratlar ve kulaklar, kabak tabir edilen bir saç tıraşı, üste ya bol ya dar gelen dandik kamuflajlar, arka planda yerine göre değişen bir fon veya nadiren açık bir alanda da çekilmiş olabilir. Resimlerdeki tek eksik arka planda duran bir boy çizelgesi, sanırsın ki bu adamlar bir suç işlemiş bir yerde yakalanmışlar ve alelacele resimleri çekilmiş sonraki durak ise nezarethane. Bazı şehit cenazelerinde ilginç resimlere de rastlıyoruz ama onlar tamamen kendilerinin stüdyolarda çektirdikleri resimler. Mesela bakıyorsun çocuk şehit piyade er diye anılıyor ama resimde Jandarma Komando beresi olan açık mavi veya özel kuvvetlere ait bordo bere veya silahlı kuvvetlerde hiç kullanılmayan başka bereler var ama kimse keple poz vermeyi sevmiyor oda ayrı bir mesele. Demek ki gençler özeniyor, gayette normal özenmeleri. Çünkü onlarda eminim aynen benim düşündüğüm gibi hissediyorlar. Maalesef ordu, bünyesine davul zurnayla, kucaklarda hoplatılarak, güle oynaya gelen bu çocuklara zerre kadar önem vermiyor ve onurlandırmak adına hiçbir çaba gösterme gereği duymuyor.  
                                                             
      Bence askere giden çocukların fazla bir beklentileri yok, biraz adam yerine konmak birazda yaptığı işten gurur duymak istiyorlar hepsi bu. Kimseyi incitmeme adına Türk erlerine ait fotoğraf yayınlamayacağım ama yabancı erlere ait birkaç örnek göstereceğim. Öncelikle adamların törensel faaliyetlerde giyebilecekleri kravatlı resmi subay elbisesini andırır cicili kıyafetleri var. Onun dışında üzerindeki üniformalarda, ülke bayrağı, bulunduğu birliğe ait arma vs. bildiren işaretler var ki her anlamda bizle yabancıları ayıran bir unsur bu bana göre. Yabancılar sembollere, işaretlere çok önem verir ve onu silip atmaz özümser. Her şehrin kendine ait arması, bayrağı ve düsturu vardır. Mesela Amerika bağımsızlığını çok yıllar önce elde etmiş olmasına rağmen hala eyalet bayraklarında İskoç, İngiliz, İrlanda sembolü görebildiğiniz gibi Hawaii eyaletinin bayrağının köşesinde bildiğin Britanya bayrağı Union Jack vardır. Peki, biz ne yaparız, kimin hangi akla hizmet çıkardığı belli olmayan bir kanuna göre tuğraları, armaları kazır yok ederiz, üstüne de taş veya plastikten T.C yazarız, tam bir Vandalizm ama neyse konumuz bu değil ama tek başına bir yazı yazılır bunun hakkında.
 
     Gelelim bu insanların fotoğraflarına, öncelikle er kantininin köşesine gerilmiş bir bezin arkasında değil stüdyoda güzel bir ışıklandırma ile çekilmişlerdir. Arkada mutlaka ülkenin bayrağı vardır, durumuna göre bağlı bulunduğu birliğin flamaları da buna eklenebilir, saç tıraşları düzgün, yüzler kavrulmamış ve üstlerinde ya tören kıyafeti yada en azından düzgün görünümlü bir kamuflaj görebiliriz. Bayrak demişken, uğruna gerekirse ölmeye geldikleri o bayrakta bu çocuklardan esirgenir. Subay kep ve berelerinde çelenkli ay yıldız bulunur, ast subay ve uzmanlarda ise çelenk olmaz sadece ay yıldız vardır. Ordunun en kalabalık kısmını oluşturan er ve erbaşlarda ise ay yıldız bulunmaz. Ne kep, berelerde ne de üniformanın herhangi bir yerinde. İstisnası Barış Gücü askerleridir, yurt dışı göreve giderken kamuflajlarında isaf logosu ve bayrağımız olur. Çocuklar bere giyen bir sınıfın askeriyse zaten berenin rengi onun kim olduğunu bildirir, eğer kep takıyorsa o kepin önüne dandik bir düğme diktirirler evet kumaş kaplı bir düğme. Onun rengi hangi sınıfa ait olduğunu bildirir. Peki, er ve erbaşlara da ay yıldız içeren kepler bereler üniformalar hazırlamak çok mu zor?
 
       Bence değil, tamam astsubaylar gibi olmasın farklı bir şekilde olsun ama olsun, gerektiğinde canını veren bu insanlardan neyi sakınıyorsunuz? Ama dediğim gibi maalesef askere gidenlerin pek de bir önemi yok, aslında sadece sayı ve istatistiklerin konusu oluyorlar. Arkada daha çok var, biri gider öbürü gelir, ne olacak… Ben askerliğimi Barış Gücünde kısa dönem erbaş olarak ve geç bir yaşta yaptım, o yüzden itiraf etmem gerekir ki hiçbir sıkıntı çekmedim. Özellikle yaşını başını almış uzman çavuş komutanlarımda her zaman anlayışla yaklaştılar, komutan-erbaş ilişkisinden ziyade ağabey kardeş muamelesi gösterdiler o yüzden kendilerini her zaman iyi bir şekilde anarım. Her yerde öylemidir bilemem ama yine de bizim orda teamüller gereği sıradan er-erbaş adam yerine konmuyordu. Er, onbaşı ve çavuşların arasında herhangi bir ast üst ilişkisi olmadığı gibi askeri kanun gereği tek farkı maaş almak olan sözleşmeli uzman onbaşılar bile çavuşlara posta koymaya kalkıyorlardı. Uzman personelle normal erbaş arasında yaşanan bir husus üzerine tugay komutanlığının yayınladığı kanun hâlbuki şöyle diyordu; er – onbaşı – uzm. Onbaşı – çavuş – uzm. Çavuş... Neyse tek dileğim aptallıktan, sözde teamüllerden yani hantallıktan dolayı esneyememe sebebi ile artık bu insanlar ölmesin. Ama ilahi takdir bu yöndeyse bile bari arkalarında bıraktıkları resimleri, hatıraları daha güzel olsun. Bunu gerçekleştirmek çok da zor bir şey olmasa gerek…
   
 
     Aman ya bende ne konuşuyorum, adamlar cumhurbaşkanlarının katıldığı tatbikatlarda bile er kamuflajı giydiriyorlar koskoca başkomutana, kendileri Cem Yılmaz'ın deyişiyle omuzlarında galaksiyle gezerken başkomutan hiç bir işaret taşımayan kamuflajla yanlarında duruyor,halbuki kepte subay kokartı omuzlarda ise Cumhurbaşkanlığı forsu olmalı bana göre,yakışanı bu. Hatta cumhurbaşkanına bu konuda bir mail bile attım, tabi değerlendirmek kendilerine kalmış birşey....
    Neyse yeni şehitlerin olmadığı ve askerliğini tamamlayabilenlerin güzel anılarla ayrıldığı günler diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder